Ahh bahar..
Ahh bahar! Kutsal bir devinimle yankılanıyorsun.. Tereddütsüz bir ahenkle esiveren rüzgar zamanla yarışıyor bu ara, savuruyor kaygısızlığın uysal eteklerini. Biliyorum, bahar öyle sakince sunmayacak elbet inceliğini, rengarenk giyinipte salınmayacak ansızın; imrendiğimiz o zarif endamıyla karşımız da. Esecek gürleyecek gökyüzü, titretecek, üşütecek, ürpertecek belki. Köklerin sağlamlığını sınayacak, 'onar' diyecek dayanamam diyenleri, uyaracak tutunmaya mecali kalmayanları, kırılma ihtimalli eşikleri zorlayacak. İnce ince dokunan o zerafet belleğe işlenirken; doğa, varolmanın zorlu sınavlara karşı dayanıklılık gerektirdiğini anımsatacak. Mevsim yenilenmeye, arınmaya, soğuyan tonları terk edip göz alıcı renklere bürünmeye muktedir. Toprak gerinerek uyanacak derin uykusundan. Yürüyecek su görünmeden kimselere, usul usul. Kökler suya kavuşmanın coşkusuyla yeşil urbalar giyinecek ağaçlar, kırmızı, mor, pembe gülümseyecek doğa, göğün ve denizin mavisiyle buluşacak. ...